Yargılama, ödeme ve icra
Temyiz sınırı değişirken başvurum henüz incelenmemişti; hangi aşamanın tarihi önemli?
Başvurunuzun henüz incelenmemiş olması, yeni temyiz sınırının mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez. Önce, temyiz ettiğiniz karar bakımından eski mi yeni mi usul düzenlemesinin geçerli olduğu belirlenir. Ardından o düzenlemeye göre parasal sınırın hangi tarihteki tutarının kullanılacağı bulunur. Bu iki tarih sorunu farklıdır; Yargıtayın dosyayı ele aldığı tarih kendiliğinden belirleyici değildir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tamamlanmış usul işlemlerini etkilemeden derhâl uygulanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava tarihindeki sınırı esas alan 4 Haziran 2025 değişikliğinden önce verilmiş bir direnme kararını incelerken, temyiz incelemesi sürüyor diye karar verme işleminin tamamlanmamış sayılamayacağını kabul etmiştir. O dosyada eski düzenleme ve karar tarihindeki sınır esas alınmıştır. Bu, her bekleyen dosyada eski sınırın kullanılacağına dair genel bir kural değil; hangi kararın hangi değişiklikten önce verildiğinin önemini gösteren bir uygulamadır.
Yeni düzenlemenin uygulanacağı hukuk davalarında, HMK ek 1. madde uyarınca temyiz sınırının davanın açıldığı tarihteki tutarı esas alınır. Bu tutar, yıllık yeniden değerleme artışları dikkate alınarak bulunur; kanun metnindeki başlangıç rakamı güncel tutar sanılmamalıdır. Dava açılış tarihi ile ilk derece, istinaf ve varsa bozma sonrası karar tarihlerini; tebliğ ve kanun yolu başvuru belgelerini birlikte hazırlayın. İtirazınızda yalnızca ‘inceleme henüz bitmedi’ demek yerine, uygulanmasını istediğiniz düzenlemeyi ve buna göre hangi yılın sınırını kullandığınızı açıklayın.
Kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda ayrıca özel bir durum vardır: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, HMK 362/1-a'daki parasal temyiz engelini bu davalar yönünden kaldırmış ve 20 Ekim 2026'da yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle böyle bir dosyada yalnızca eski parasal sınır hesabıyla sonuca gidilemez; iptal hükmünün kapsamı, yürürlük tarihi ve dosyanın usul durumu birlikte değerlendirilmelidir. Bedel tespiti davası ile diğer tazminat davalarını aynı saymayın. Bu iptal, kesinleşmiş bütün kararları kendiliğinden yeniden incelemeye açmaz ve başvuru süresi gibi diğer koşulları ortadan kaldırmaz.
İstinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabulü bakımından da ayrı bir Anayasa Mahkemesi iptali ve daha sonra getirilen HMK 362/3 düzenlemesi vardır. Yeniden esas hakkında verilen kararın kabul veya ret kısmı istinaf parasal sınırını aşıyorsa temyiz imkânı doğabilir. Ancak karar genel temyiz sınırının altındaysa, ilk derece kararıyla arasındaki farkın istinaf sınırını aşmaması veya yeni kararın yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkin olması hâllerinde bu yol kapalıdır. Bu koşullar, kamulaştırma bedel tespitine özgü iptalin kapsamıyla karıştırılmadan incelenmelidir. Dolayısıyla yalnızca sınırın değişmiş olması veya dosyanın beklemesi üzerinden temyizin kesinlikle açık olduğu söylenemez.
Bu konuyla ilgili bize ulaşın
Soru başlığı mesajınıza eklenir. Mesajı WhatsApp’ta kendiniz gönderirsiniz.