Yargılama, ödeme ve icra

İdarenin şirketi de Devletin teminat muafiyetinden yararlanır mı?

İdarenin bir şirkete ortak olması, şirketi kendiliğinden Devletin teminat muafiyetinden yararlandırmaz. Önce takipte borçlunun idare mi yoksa şirket mi olduğunu belirleyin. Ticaret şirketleri ayrı tüzel kişiliğe sahiptir; idarenin ortaklığıyla şirketin kendi borcu aynı hukuki ilişki değildir.

İlam ve takip talebindeki borçlu unvanını şirketin türü ve kuruluş belgeleriyle eşleştirin. Örneğin belediyenin kanuna göre şirket kurabilmesi, o şirketin bütün belediye veya Devlet ayrıcalıklarını devraldığı anlamına gelmez. Şirket yalnız projeyi finanse ediyor veya ödeme yapacağını söylüyorsa bu da takip borçlusunun değiştiğini tek başına göstermez.

İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi, borçlunun Devlet veya adli yardımdan yararlanan kişi olması için teminat istisnası düzenler. Şirket başka bir özel kanuna dayanıyorsa muafiyetin gerçekten o tüzel kişiyi ve bu işlemi kapsayıp kapsamadığı ayrıca incelenmelidir. Türk Ticaret Kanunu da kanuni istisnaları saklı tutar; bu nedenle ne bütün kamu şirketleri muaftır ne de hiçbirinin özel muafiyeti olamaz denilebilir.

Şirketin muafiyet talebini, dayanak maddesini ve verilmiş geri bırakma kararını ayrı ayrı kontrol edin. Ortak idarenin statüsüne ilişkin bir belge, şirketin muafiyet dayanağının yerine geçmez. Teminat gerekmemesi de icranın otomatik durması değildir; mahkemeden alınacak karar ve diğer usul koşulları ayrıca değerlendirilir.

Bu açıklama genel bilgilendirme içindir. Süreler ve başvuru yolları, işlemin türüne ve somut olayın belgelerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu konuyla ilgili bize ulaşın

Soru başlığı mesajınıza eklenir. Mesajı WhatsApp’ta kendiniz gönderirsiniz.