Yargılama, ödeme ve icra

Bilirkişinin kasıtlı yanlış rapor verdiği ortaya çıktı; karar kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Bilirkişinin kasıtlı yanlış beyanda bulunduğunun ortaya çıkması, bedel kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kesin veya kesinleşmiş hukuk hükmü bakımından, hükme esas alınan hususta bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması yargılamanın iadesi sebebi olabilir. Basit hesap hatası, görüş ayrılığı veya yanlışlık şüphesi bu koşulla aynı değildir.

Kural olarak bu sebebin kesinleşmiş ceza mahkûmiyetiyle belirlenmesi gerekir. Ancak delil yokluğu dışındaki bir nedenle ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet verilememişse ceza kararı aranmaz; bu durumda iade sebebi önce iade davasında ispat edilmelidir. Yalnız suç duyurusu yapılması ya da rapora itiraz edilmiş olması bu ispatın yerine geçmez.

Eski raporun hangi bölümünün hükme dayanak olduğunu, gerçeğe aykırılığı gösteren belgeyi ve varsa ceza kararının kesinleşme kaydını birlikte hazırlayın. Üç aylık iade süresinin başlangıcı, ilgili ceza hükmünün kesinleşmesi veya kanundaki diğer durumlara göre belirlenir; her hâlde bu sebep için asıl hükmün kesinleşmesinden başlayan on yıllık üst süre de vardır. Öğrenme, karar ve kesinleşme tarihlerini tek tarih gibi kullanmayın.

İade dilekçesi kararı veren mahkemede incelenir. İade davası açılması hükmün icrasını durdurmaz; ihtiyaç varsa ayrıca durdurma talebi değerlendirilir. Kanun bu kararı koşullarıyla ve kural olarak teminatla mümkün kılar, iade sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa teminat aranmaz. Ne iade ne de durdurma otomatik kabul sonucu taşır.

Bu açıklama genel bilgilendirme içindir. Süreler ve başvuru yolları, işlemin türüne ve somut olayın belgelerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu konuyla ilgili bize ulaşın

Soru başlığı mesajınıza eklenir. Mesajı WhatsApp’ta kendiniz gönderirsiniz.